Tüketmeye dayalı bir iktisadi zihniyetin pençesindeki insanlık, sonraki nesilleri dikkate almaksızın, elindeki imkânları, fırsatları hoyratça kullanıyor. Bu anlamda acımasız savurganlıktan nasibini en fazla alan sektörlerden birisi çevre olmuştur. Küresel ısınma ile bağlantılı olarak gündeme gelen felaket senaryoları da, sürekli ve daha fazla kazanma hırsının esiri olmuş insanlığı, gaflet uykusundan uyandırmaya yetmemektedir. Bu sebeple, çevreyi ve onun güzelliklerini muhafaza etmeye yönelik gayretler, her zamankinden daha fazla anlam kazanmaya başlamıştır. Çocuklarımızdan başlayarak, çevre bilincini etrafımızda yaygınlaştırmanın yollarını arayalım. ’’Benim çabamla ne olur ki ’’ şeklinde mazeretleri bir kenara bırakarak, toplumsal sorumluluğumuzun gereğini yapmaya çalışmalıyız. Unutmayalım ki, çevre bizim için miras değil, çocuklarımızdan aldığımız bir ödünçtür.
5 – 11 Haziran günleri arasında kutlanmakta olan Dünya Çevre Günü’nü, bu çerçeve de bilincin artmasına vesile olması ümidiyle kutlar, saygı ve selamlarımı sunarım.
Samet ERCOŞKUN
Sandıklı Kaymakamı