İyi günler Sn. kaymakamım;
Öncelikle bu sitenin hizmete girmesinden ötürü emeği geçen herkese teşekkür ediyorum ve memleketimize hoşgeldiniz demek istiyorum.
Sandıklı'ya ait diğer web sitelerinden çalışmalarınızı, daha doğru bir ifadeyle Sandıklı'nın genel çalışmalarını takip etmeye çalışıyorum. Sizin, köyleri gezerek halkın derdini dinlemeniz, bana rahmetli valimiz Recep YAZICIOĞLU'nu hatırlattı. Sandıklımızda bildiğim kadarıyla gidemediğimiz yer yok ancak gitmediğimiz yerler var zannediyorum. Bu konudaki çalışmalarınızın devamını diliyorum.
Esas konuya gelecek olursak, benim küçüklüğümden beri Sandıklı'yı geliştireceğine, onun adını duyuracağına inandığım iki temel konu var: 1-) Kaplıca, 2-) Sandıklı Leblebisi.
Kaplıca konusu, sanıyorum son zamanlardaki çalışmalarla hakettiği yeri bulacak, bekleyip göreceğiz.
Bilmiyorum siz memleketimize gelmeden önce leblebimizin nâmını duymuş muydunuz? Türkiye'de leblebi denince ilk akla gelen yer Çorum'dur. Hâlbuki bizim leblebimizden, Eylivâ Çelebi'nin seyahatnamesinde bahsedilmekte, halkın büyük çoğunluğunun geçim kaynağı olarak gösterilmektedir. Bu bilgi zaten sitenizde mevcut.
Buradan hareketle şöyle bir öneri getirmek istiyorum. Afyonkarahisar-Antalya karayolu kenarlarına, başta leblebi olmak üzere bu tip ürünlerinin satışının yapıldığı dükkanların taşınması, Sandıklı'ya gelir kaynağı olarak geri dönecektir. Maalesef bu yolda, özellikle tatil zamanları bir hayli araç geçiyor ancak Sandıklı seyrediyor.
Şimdilik bu kadar. Daha güzel günlere erişmek dileğilyle...
İsmail Burak TUĞRUL